Hem Doğu Türkistan'ın hem de İslam dünyasının durumu hakkında yukarıda ortaya koyduğumuz görüşler, Türkiye Cumhuriyeti üzerinde önemli bir tarihsel sorumluluk bulunduğunu göstermektedir.
Önce Doğu Türkistan açısından konuyu ele alalım. Doğu Türkistanlı Müslümanlara yardım eli uzatması gereken bir numaralı ülke Türkiye'dir. Çünkü Doğu Türkistanlı Uygur Müslümanları Türk'tür. Konuştukları dil Türkçedir. Bizim hem din hem de soy kardeşlerimizdirler. Bu durum Türkiye'ye Doğu Türkistan'ın hukukunu savunmak için uluslararası bir avantaj sağlar. Türkiye'nin Makedonya'daki Türklerin veya Kuzey Irak'taki Türkmenlerin hukukunu savunması nasıl uluslararası toplumda makul karşılanmakta ise, Doğu Türkistan'daki Uygurların hukukunu savuması da makul karşılanacaktır. Dahası, Doğu Türkistanlı Müslümanların hukukuna sahip çıkmak ve onu savunmak, Türkiye için aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir. Bilindiği gibi Orta Asya'daki Türki Cumhuriyetler, Türkiye, Rusya ve İran gibi farklı ülkelerin nüfuz mücadelesine sahne olmaktadırlar. Türkiye'nin bölgede diğerlerinden daha fazla etkin olmasının bir yolu, ekonomik güç ve girişiminin yanısıra, bölge halklarının sevgi ve güvenini daha fazla kazanmasını sağlayacak siyasi girişimlerden geçmektedir. Türkiye'nin Doğu Türkistan davasına sahip çıkması, Türkistan'ın genelinde, yani Orta Asya'daki tüm Türki Cumhuriyetler'de Türkiye'nin güç ve iradesine olan inancı pekiştirecektir.
Konunun ikinci yönü ise, yukarıda ifade ettiğimiz "gerçek İslam'ı dünyaya bir model olarak göstermek" misyonudur. Bunu da İslam dünyasında başarmaya aday olan en önemli ülke Türkiye'dir. Türkiye, İslam'ın özündeki sevgi, saygı ve hoşgörü prensiplerini kavramış, modern ve çağdaş bir ülkedir. Osmanlı'dan gelen büyük bir kültürel mirasın ve tarihsel vizyonun sahibidir. Batı dünyası ile en iyi entegre olmuş İslam ülkesidir. İslam dünyası ve Batı arasında körüklenmek istenen yapay "medeniyetler çatışması"na karşı en etkili çözüm, Türkiye'den gelebilir. Umulur ki 21. yüzyılda bu çözüm gerçekleşecek ve Doğu Türkistan dahil tüm İslam dünyası, Türkiye'nin önderliğinde, barış ve huzura kavuşacaktır. Doğu Türkistan'ın geleceği tüm İslam dünyasının geleceği gibi Allah'ın izniyle aydınlık ve parlaktır. Bu aydınlığın alametleri ise bugünden belirmeye başlamıştır. Her türlü baskı ve zulme rağmen Müslümanların dinlerine ve inançlarına sahip çıkmakta kararlı olmaları, üstelik son zamanlarda tüm dünya genelinde din ahlakına yönelişin artması gelecek için çok önemli işaretlerdendir. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder